Tag Archives: Eğitici Oyuncak

Ayın Ürünü – ELC Bal Arısı Ağacı

Her oyuncakçıda aynı sıkıcı ve trend oyuncakları görmekten öyle sıkıldım ki Early Learning Center (ELC) dan başkasına bakmaz oldum. Bu ürün de gene ELC’den. Orjinal adı: Honey Bee  Tree. 2-4 kişi ile oynanabiliyor. Ki bizim için önemli,  hep beraber oynayabiliyoruz ve sıkılmıyoruz oynarken. Malum Selim’in bireysel oyunları pek sıkıcı ve Selim oyun oynayalım, dedi mi, İlter de ben de kaçışıyoruz. Yahut daha beteri birbirimize paslıyoruz. Ürün 3-8 yaş aralığına hitap ediyor. Selim’den ziyade ben bayıldım buna. Zarif bir ev süsü havasında üstelik. Ayıp olmasa kurup öylece koyacağım salona. Denemedim de değil. Lakin Selim her defasında dağıtıp gidiyor özene bezene kurduğum ağacımı (!).
Oyun şöyle oynanıyor: ağacın gövdesini kuruyoruz ilkin. Ardından yeşilin tonlarında olan, güzelim yaprakları deliklerden geçiriyoruz zevkle (bunu zevkle yapan benim aslında) ve ağacın içi ağ gibi örülüyor. Sonra da topik, sevimli bal arılarını ağacın içine dolduruyoruz (Bu da Selim’in sevdiği kısım)

Ve oyun başlıyor. Dalları bir bir çekiyor sırası gelen oyuncu. En az arı döken kazanıyor. Herşeye kendi bir sistem bulmak isteyen Selim ise oyunu tersine çeviriyor. Ve en çok döken kazansın diyor. Genelde tersine oynuyoruz bu nedenle.

Basit ama çok başarılı bulduğum bir ürün. Mothercare mağazalarında Early Learning Centre’a ayrılan oyuncak bölümünden temin edilebilir. Mothercare Teşvikiye sanırım içlerinde en büyük kapasiteye sahip.
Advertisements

Ayın Ürünü – ELC Projektör Masası

Yaratıcı, akılcı ve özel oyuncak markası, tek geçtiğim favorim Early Learning Center (ELC)’dan bayıldığım bir ürün. Projektöre yerleştirilen film tabletlerden istediğini seçen çocuk, kolaylıkla resim çizebiliyor. Çizim kuvvetini ve  kabiliyetini ve  de haliyle çocuğun özgüvenini perçinleniyor. Üstelik yetişkin yardımı almadan ve buna ihtiyaç duymadan, kendi başına uzuun saatler geçirebiliyor bu ürünle. 1 ay boyunca otelde kaldığımız döneme denk düşen bu ürün hayat kurtarıcım oldu, Selim için de en iyi meşgale.
Ürünün içinde 6 adet film, 2 kalem, yedeğiyle bareber 3 ampül mevcut. Yanısıra ayrıca satılan Projektör Kitleri var.

Ki Dinozor Kitini almıştık, harikulade idi. İçinde dokusu değişken kumaş ve kağıtlar, kurdeleler, boya kalemleri vs. mevcut idi. Bu şekilde kesip kullanmak da olası çizimleri. Örneğin keçe kumaş bile konmuş. Giysiye bile dikilebilir. Ki Selim için çok makbul olur böylesi bir tişört.

Daha fazla bilgi için resmi sitesine ve kit için  tıklayınız. İstanbul’da Teşvikiye ve Suadiye mağazalarında bulunabilir daha çok.

Sevdiklerim – Mağazalar

Mothercare: En sık ziyaret ettiğim mağazalardan. Doğumdan önce anne için, doğum sonrası 8 yaşına kadar çocuklar için pek çok ihtiyacı gidermeye yönelik ürünler sunuyor. Giysileri defalarca yıkanmasına rağmen deforme olmuyor, detayları ince ince düşünülmüş, zevkli, çeşitli ve Avrupa Güvenlik Normları doğrultusunda üretilmiş. İndirim zamanlarında oldukça hesaplı oluyor fiyatları. Üstelik her ayın 15’inde belirli ürünlerde %50 indirim  uyguluyorlar. Yalnız ürün iadesi söz konusu değil, sadece değişim ve hediye çeki seçenekleri var iade yerine. Mağazalarına buradan ulaşabilirsiniz.

Marks & Spencer : Mothercare ayarında. Bayan-erkek-çocuk giyimi, iç giyim, aksesuar, kişisel bakım,  ev koleksiyonu gibi geniş bir yelpazede hizmet veriyorlar.  Ürün kalitesi, modelleri ve fiyatları da Mothercare ayarında. Klasik İngiliz havası fazlasıyla mevcut ürün modellerinde. M&S mağaza kartı ile daha fazla indirimden faydalanmak olası. Mothercare’e göre en büyük avantajı 1 ay içinde  ürünü iade etme, 3 ay içinde de değişim hakkınız bulunuyor. Mağazalarına buradan ulaşabilirsiniz.

C&A : Sık gitmek istediğim ancak lokasyon nedeniyle fazla gidemeğim ama sevdiğim mağazalardan biri. Bebek giyim, çocuk giyim, erkek-kadın giyim, aksesuar, iç giyim, büyük beden ürünleri mevcut. Ürün çeşitliliği bol. Kalitesi diğer iki mağazaya oranla daha düşük. Ancak özellikle indirimlerle birlikte çok, çok hesaplı olabiliyor fiyatları. Doğal pamuktan üretilen bebek ürünleri hakikaten kaliteli ve başarılı. Ürün iade ve değişim hakkı mevcut. Sanırım 15 günlük bir süre geçerli bunun için. Mağazalarına buradan ulaşabilirsiniz. 

Early Learning Centre (ELC) : İlk olarak Moskova’da keşfettiğim ve oyuncak mağazaları  arasında tek geçtiğim, vazgeçilmezim olan yer.  Adeta ELC aşermesine şahit olduğum bir mağaza. Ben 10, Bakugan  gibi trend olan ancak hiçbir eğitici değeri bulunmayan oyuncaklardan sıkıldıysanız ve gerçekten işe yarar bir oyuncak almak istiyorsanız sizin için ideal bir yer. 0-10 yaş arası çocuklar için uzman psikologlar eşliğinde , her türlü detay düşünülerek tasarlanmış, hem eğitici, hem eğlenceli, hem dayanıklı ürünler sunuyor. Türkiye’de Mothercare mağazalarında hizmet vermeye başladı. Teşvikiye ve Şaşkınbakkal en büyük mağazaların oldukları yerler.  Mağazalarına buradan ulaşabilirsiniz.

K’s Kids: 2006 yılında ilk kez rastladım bu markaya. Çok başarılı buldum tüm ürünlerini. Ancak Türkiye’ye bir kez getirildi bir daha aynı ürünlerden bulmak mümkün olmadı. Şimdi de elde kalan bir kaç parça satılıyor sanki. Zaten sadece internette bulmuştum ürünleri. Moskova’dan edindim bir çok ürününü. Umarım zengin çeşitlilikte satış yapan bir yerler çıkar karşımıza. Oyuncakları bol ödüllü ve gerçekten çok başarılı idi.

Dino Dağı

Bugün Selim’le Early Learning Centre’a gittik. Kuzucuğumla uzun zamandır başbaşa dışarı çıkmıyorduk, her ikimize de iyi geldi. Kerim’i baba-teyze-dayı üçlüsüne emanet edip Mecidiyeköy’den Teşvikiye’ye gittik. Hava çok sıcaktı ama şükürler olsun ki gökyüzü bulutluydu ve ara sıra yağmur çiseliyordu. Ve Selim çın çın ötüyordu yol boyunca. O da benimle başbaşa olmaktan mutluydu ve papatya toplayan kız sekişiyle eşlik ediyordu bana. Üstelik metroyla yolculuk ettik ve bu Selim’i daha da mutlu ettiv e elbette daha konuşkan.


Heyecanlandı mı ve sevindi mi daha da çok konuşur Selim. Yol boyunca konuştu durdu. Bir de çikolata-gofret veren otomatlardan gördük metro beklerken, ki Selim’in en sevdiği işlerden biridir makinaya para atıp birşeyler seçmek ve almak. Osmanbey’den Teşvikiye’ye kadar epey yol yürümemiz gerekti ama ikimizde yılmadık. En nihayetinde mağazaya vardığımızda Selim derhal kendini kaybetti tabi.. Heyecanı ve sevinci arttıkça sesinin tonu da, konuşmasının hızı da arttıkça arttı. Satış görevlisi ile uzun uzun sohbetler etti, merak ettiği her detayı sordu ve kardeşiyle ilgili, ev hayatımızla türlü hikayeler anlattı durdu.

Benim heyecanım da Selim’den geri kalır değildi doğrusu. En son Moskova’da gitmiştim ELC mağazasına. Burayı çok seviyordum; farklı ve eğitici binlerce oyuncak bulmak mümkün. Selim’in davranış puanları toplayıp alacağı 2 adet oyuncağı seçtik. Dino dağı idi biri diğeri de dinozor seti. Elimde 3 adet devasa poşetle çıktık mağazadan. Kendimi öylesine kaybetmiştim ki ancak mağazadan elimle poşetle çıkmaya başladığımda bunları nasıl taşıyacağım endişesi sardı beni. İstanbul’da taksicilerin nasıl arıza olduklarını da hesaba katmamıştım. Oflaya puflaya nerdeyse yarı yolda bırakan sersemin tekine rastladık da vardık Mecidiyeköy’e. Ordan eve varmamız da epey zor oldu. Akşam eve geldiğimde ayak sancıları eşliğinde zar zor kurabildik oyuncakları. Selim biraz oynadıktan sonra uyku vakti geldi çattı.

Hikaye vakti gelip çatınca “Selim’cim bu akşam hikaye okuyamacağım, beni bağışlar mısın, çok yorgunum.” dedim ve tabii ki hayır cevabını aldım. Hatta öyle ki “seni sonsuza dek affetmeyeceğim anne hikaye okumadığın için” dedi. Sonra yani bugün sonsuza dek diye de açıklama getirdi. Yanına gidip “Bak bu sıcakta gittik, oyuncakları seçtik, zar zor taşıdık eve, zar zor kurduk, gerçekten çok yoruldum.” dedim. Derken bilin bakalım noldu? “Bilseydim böyle yorulup hikaye okumayacağını oyuncakları almanı istemezdim.” cümlesi karşısında paşa paşa okudum hikayeyi. Anladım ki en sevdği oyuncak bile sözkonusu olduğunda hiçbirşey anne ve babanın alakası kadar ilgi çekmiyor.